Kayıtlar

NowHere Boy Filmi...

Resim
Sinema kanallarında gezinirken bu filme denk geldim.
Biyografik bir filmdi. Efsane şarkıcı John Lennon'un yaşamını anlatan, ailesini, yaşantısını ve müziğe başlamsını konu alan bir fildi. Oyuncular tek kelime müthişti.
Benim çok fazla The Beatles grubuna ait bir fikrimde yoktur. Lise yıllarımda düşünüyorum da müzik dinlerdim ama bazı grupları hiç hatırlamıyorum...
Daha çok Sting dinlerdim ben..

Bazı efsane grupları yeni yeni keşfediyorum desem yeridir.
Sanırım bazı şeyleri geriden takip ediyorum. Tabi buna bazı şartlarda zamanın da sebep olmuştur diye düşünüyorum..
Ama ne demişler; geç olsun güç olmasın. :)





Emre Kongar Ve Son kitabı Demokrasi İçin Manifesto...

Resim
Dün Emre Kongar'ın kitabını aldım ve başladım okumaya.
Aslında çok da farklı şeylerden bahsetmiyor. Ama en sevdiğim yönü olayları çarpıtmadan belgelerle anlatıyor olması.
Kendisin aynı zamanda ToplumBilimci olması ve yaşı itibari ile Ülkemizin geçirmiş olduğu birçok süreçlere tanıklık etmiş olması da bu kitapta daha çok hissediliyor. Yorumları dikkate değer.
Hepimiz bu ülkede biriz.
Ayrımcılık yapılması ve ötekileştirilmeler o kadar canımı acıtıyor ki... Çünkü kişinin giyim tarzının kapalı yada açık olması;  benim onu etiketlememe neden olmamalı. Kişiler kendi tercihleri doğrultusunda karşısındakini etkilemeden, yargılamadan ve en önemlisi birbirini dışlamadan yaşamalı.
Tabi bunlar benim şahsi düşüncem. Çünkü herkes ibadetini istediği gibi yaşar. Bu onun ve inancı doğrultusunda Rabbi ile arasındadır. Kimse kimsenin içini bilemez.

Neyse efenim bunlar derin mevzular. Ama ülkemizde ki en önemli mesele bence okumuyoruz, bilmiyoruz ve televizyona çıkan kim ne derse inanan bir toplumuz.…

Eyvah Kitap Mine Soysal Üstüne...

Resim
 Bu kitabı çok sevdiğim kitap kurdu yeğenim verdi. Bir gece telefonuma
 "Gülşah Ablacım böyle bir kitap var okudum ve seninde okumak isteyeceğin aklıma geldi. Getireyim mi sana okur musun?"
 Dedi.
Bende tavsiyesine güvendiğim için "getir tabi ablacım okurum" dedim.
Bir çırpıda bitti kitap.
Hani gerçekten de birçok annenin babanın hayalidir çocuğu kitap okusun. Özellikle de en çok kullandığı da bir cümledir " hadi kızım, oğlum bırak elindeki telefonu kitap oku" yada "birazda kitap oku okumak önemlidir"....
Elbet evlatlarımıza okumayı aşılamalıyız ama örnek de olmalıyız ve ses tonumuz emrediciden çok sevdirmeli olmalıdır.
Ve çocuğumuzu gözlemleyip doğru zamanda demeliyiz. Çünkü gerçekten de çocukluk dönemi o kadarda basit; küçüktür anlamaz diyeceğimiz bir dönem değildir.

Anlayacağınız bazen "bu çocukdan bir cacık olmaz" dersiniz ne cevher çıkar içinden.. bazende "bu tam bir kitap kurdu" dersiniz bir dönem gelirki bırakır okumay…

Daha Sade Bir Hayat Ve Günlük...

Resim
Yağmurlar bastırınca bizde eve kapandık ana kız.... Neyse ki birkaç gündür daha iyi hava da parka gidemesek de dışarı çıkıyoruz; hem elışveriş hem gezmece derken iki saate yakın sokaklarda kalıyoruz. Tabi birkaç gün evde kalınca ve enerjisini atamayınca bizim kız sarıyor, uyku saatleri şaşıyor. Gündüz daha geç yatıp gece de ona göre saati uzuyor.... Bu ara bende onunla geceleri yatıyorum ve sabahları biraz daha erken kalkmış oluyorum.  Çok garip ama hem erken kalkmak istiyorum çünkü sabahın o saatlerini seviyorum hem gecenin sessiliğini seviyorum ki kendimi tanımlayacak olsam gece olurdu kesin. :) İronik biliyorum ama öyle valla. Gece film izlemek, kitap okumak, not almak, günlük yazmak... hepsini gecenin sessizliğinde yapmayı seviyorumm. Hele bu aralar hiçbirini yapamıyorum neredeyse o yüzden erken yatınca bizim kız, ne yapacağımı şaşırıyorum.
Bugünde "anne markete gidelim mi?" diye sordu Umay. Tamam Kızım dedim ve hazırlanıp çıktık. Bu aralar sanıyorum 3 yaş böyle bişey..…

Damızlık Kızın Öyküsü ...

Resim
Damızlık Kızın Öyküsü kitabını duymuş ve PDF olarak indirmiştim.
Aslında pek sıcak bakmıyordum tabletten kitap okumaya, bu yüzden hep erteledim kitabı okumayı sanıyorum.

Sonra başladım ve bi baktım ki kitap yeniden basılmaya başlanmış.
Aslında kült kitaplardan biri.
Yazarın kalemi çok sağlam. Nasıl olmuşta bunca zaman basılmamış hayret verici doğrusu...
Birde üstüne üstlük sahaflarda yüksek rakamlara satılıyormuş...
Efenim kitap 1985 yılında Margaret Atwood tarafından yazılmıştır. 
Kitapta yazar aynı zamanda feminist yönünü de vurgulamıştır.
Ama en çok konusu ve anlatım dili müthiş.
Kitabı genellikle geceleri okuduğumdan bittikten sonra yatınca da aklımda hep bu kitap ve konusu kaldı. Kadınların ikinci sınıftan beter muamele görmesi, yüksek rütbeli askerlere doğurganlığı olan kadınların sunulması ve erkeğin eşi tarafından bu kadınlara hükümler verilmesi......kendilerini belirleyici renklerde kıyafetleri giydirilmeleri...vs...

Bu arada kitap Distopya kitap olarak geçiyor.
Her ne kadar karanl…

Castle In The Sky, Değişen Hayatlar Ve Logan Filmi... Daha Sade Bir Hayat Kitabı Hak.

Resim
Bu hafta nasıl bitti anlamadım… havalardan sanırım hafif depresif hallerim oluyor. Daralıyorum sonra birden enerji dolu oluyorum… tabi bunda bazı etkenlerde var . Neyse diyeyim...




Sinemalara Logan filmi gelmişti hemen beyimle gittik. Eğer Wolverine serisini seviyorsanız bu filmi de seversiniz. Ortaya bide kızı çıktı bakalım bundan sonra ne olacak. Bu filmde kanlı sahne, dövüş sahnesi fazlacaydı…



Her ne kadar fantastik film olsa da verdiği mesajları seviyorum…  😊
Bugün kanalları gezerken Sinema TV’de, Türkçe’ye Değişen Hayatlar olarak çevrilmiş Fransız filmini izledim. Biraz psikolojik filmdi. Sıradışı daha doğrusu hassas bi beyin yapısına sahip bir adam ve çocukları ile geçinmeye çalışan, çiftliğini kurtarmaya çalışan bir kadının karşılaması ve birbirlerinin duygularını iyileştirmesini anlatan bir filmdi.

 Dün akşamda Sinema Kanalında Gökteki Kale /Tenku No Shiro RapyutaAnime filmine rastladım. Japonlar kesinlikle bu işi biliyor. 1986 Yılı yapımı filmin ve ödül almış. Filmin özeti;
E…

Hasan Ali Toptaş Ve Kuşlar Yasına Gider...

Resim
Daha önce Uykuların Doğusu kitabını okumuş ve neye uğradığımı şaşırmıştım. Çünkü edebi değeri yüksek bir kitaptı. Bazı yazarlar gerçekten de ne yazarlarsa yazsın okunabilir... İşte Hasan Ali Toptaş'da benim için öyle. Bazen anlaşılmayabiliyor yada dili ağır gelebiliyor ama bu eserin kalitesini, içeriğini etkilemiyor.Kuşlar Yasına Gider hüzünlü bir kitap. Hatta sonlarına doğru okurken ağlayarak okudum... 
Annemle olan hastane sürecimiz ve öncesi geldi hep aklıma....

Ah Aziz Efendi sen neymişsin dedim okurken... Aslında babalar biraz gizli kutulardır, herşeyi aktarmaz, her duyguyu dile getirmezler. Bir ağırlıkları vardır onların...
Belki de babalık böyle bişeydir bilemiyorum... Anneler daha bir paylaşır evlatları ile duygularını, sevgilerini, acılarını, sevinçlerini...
 Bizim evde annemde babamda duygularını paylaştıklarından sorun yoktu.
Okurken yine de düşünüyor insan "acaba benim babamın yada annemin içinde neler saklı, neler yüklü" diye... Sonuçta paylaşılsa bile baze…