27.3.18

Ev hali, Ninoçka/ Svetlana Boyn

Perşembe günü babam geldi. Bir kardeşimde bir bizde kaldı.
Tabi içim biraz buruk oluyor ama alışıyorum sanırım daha doğrusu kabulleniyorum..... hayat böyle işte deyip önüme bakmaya çalışıyorum...
Cumartesi günü Toprak Cem'le bize geldiler, evde bayram havası tabi.
Kahvaltı sofrasında yok yoktu haniii 😁😁😁 Polly Pocket'siz bir kahvaltı düşünemiyorum/z yani o kadar, gerisini siz düşünün. :)

Geçen hafta böyle keyifle, güzelce bitti.

Kitaplardan ise;
Ninoçka
Özgün adı: Ninochka
Çeviri: Yiğit Yavuz
Yayına Hazırlayan: Özde Duygu Gürkan
Kapak Resmi: Leon Bakst
Kapak Tasarımı: Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Eylül 2012

Geçen sene indirimden almış ve arka kapak yazısı ve internette yapılan yorumlar üzerine de almıştım.
Yalnız yazarın anlatım dili hiç akıcı değildi. Sanki hep aynı sayfada kalmışım gibi geldi okurken.
Daha çok Fransızca'da şöyle, Rusya'da böyle cümleler ile tekrara çok düşülmüş...
Yıl: 1939 Yer: Paris Kurban: Nina Belskaya adında bir Rus göçmeni. Paris'teki Rus entelektüelleri arasında asiliği ve "köksüzlüğü" ile tanınan bir genç kadın. Fail: Meçhul. Nina'yı kim ve neden öldürmüştü? Fikirleri yüzünden siyasi bir cinayete mi yoksa çekiciliği yüzünden bir aşk cinayetine mi kurban gitmişti?
1980'lerde Rusya'dan ABD'ye göç eden ve şimdi New York'ta tarih yüksek lisansı yapmakta olan Tanya, Nina Belskaya'nın adına bir dipnotta rastladığından beri bu sorunun cevabını merak ediyor. Nihayet dedektif rolünü üstlenip Paris'e giderek olayı soruşturmaya başladığındaysa işlerin sandığından daha da çetrefil olduğunu görüyor. Nina'nın öldürülmesiyle, başrolünü Greta Garbo'nun oynadığı 1939 yapımı Ninoçka filmi arasında nasıl bir bağlantı var? Bu cinayeti kimler, neden örtbas etti? Her cevabın yeni bir soru doğurduğu bu araştırmanın ortasında bir de Rusya'daki büyükannesinin ölüm haberini alan Tanya, yıllardır ayak basmadığı memleketine gidiyor; komünizmi feshedip kapitalizmi kucaklamış olan ülkenin geçirdiği değişime tanık olmanın yanı sıra, Nina Belskaya cinayetiyle ilgili şaşırtıcı bilgiler ediniyor.
Ninoçka, dedektiflik romanı geleneğiyle hem inceden alay eden hem de bu geleneğin ustalıklı bir kullanımını içeren; sürgün, nostalji, kuşak ve kültür çatışması gibi kavramlar üzerinde duran; oyuncu tarzıyla okura muzipçe göz kırpan keyifli, zevkle okunacak bir kitap.

Kitabın arka kapak yazısı böyle...

Daha fazla yazmayayım okuyacak olan olabilir, bana hissettirdikleri bunlar....  sadece okumuş oldum...

Bu hafta da böyle geçiyor işte, yeni kitaplar, yorgunluk hali... enerjik olmaya çalışmak derken bitiririm haftayı sanırım .:)))

Selamlar okuyucu.🙋

5 yorum:

  1. Bu kitapta bende aradığımı bulamamıştım çok fazla laf kalabalığına getirmiş konuyu boğuyor. Vaktiniz olduğunda benim yorumuma da göz atın. sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle katılıyorum ve sizin de yorumunuzu okudum ve kendime şey dediğimi hatırlıyorum " yalnız değilmişim böyle düşünürken" :)
      Sevgiler selamlar Gül Hn. :)

      Sil
  2. Selamlar canım ♥
    Ne güzel evin neşelenmiştir babacığınla. Varlıkları güç veriyor insana.
    Mutlu haftaların olsun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam Canım,
      Evet ya Rabbim sağlıklı ömür nasip etsin......
      Senin de mutlu, keyifli haftaların olsun ♥

      Sil
  3. Gözün aydın.Kalabalık kahvaltılar candır..

    YanıtlaSil